Thursday, April 01, 2010

rüya




bu ara sürekli komik komik rüyalar görüyorum
jude lawı ekip sevdiceği tercih ediyorum mesela, ya da liseye dönüyorum bi anda.
ama dünkü rüyam o kadar güzeldi ki.. o her yeri çiçek kaplı, üstünde dönüp yuvarlanabildiğim renkli yolu çizebilmek isterdim, en azından ben görürken bir şekilde harddiske aktarılsaydı o görüntüler.. çok güzeldi, çok. her ay 10 bölümlük dizi çıkardı benim rüyalardan, cast konusu biraz sıkıntı yaratabilirdi ama yine de, jude law ı bile oynattık daha ne olsun..

ps: foto flowerexpert diye bir sayfadan, çizemiyorum bir benzerini buldum ..

Thursday, March 25, 2010

insanlar çok karmaşık..
bazen sevgisini çok basit bir şeyde hiç beklenmedik bir hareketle gösterirken, aynı kişi iş sözcüklere gelince öylece heykelleşebiliyor karşısındakine. telefondan elinizi tutamayacağı için, ancak sözcüklerle destek beklediğiniz bir anda, öylece tek başına olduğunuzu hissettirebiliyor. ertesi gün yine yanınızda olduğunda yine orda, her türlü ihtiyacınızda arkanızda olduğunu biliyorsunuz ama..
ne garibiz, bunu bile bile kırılabiliyoruz. geçici kırılganlık katsayımız mı yüksek acaba, o yüzden mi bu garip halimiz? belki de hiç kırıldığımız fark edilmiyor bile..


yarın sabah yeni bir güneşe uyanınca unutulacak bir yazı işte bu da..

hayat güzel, bahar geliyor..
babama göre 8 haziran'a kadar kendimi sıkmanın bir anlamı yok, sonrasında zaten her şey çok güzel olacak

(yazarken sıkıldım bu yazıdan)
çok kalabalık toplanıp, gülüp eğlendiğimiz shep ve diğerleri buluşmalarını özledim, bu aralar hep mutsuz keyifsiz ve huysuzuz. buluşmalarımız tadsız, sıkıntılı. o çok eğlenceli çikolata yapma günümüzün üstünde bile bir sıkıntı vardı, baharla beraber shepler de kendine gelir mi acaba?


yeni evime alışamadım bir türlü, üst kattaki gece 1 e kadar gelen dizi sesleri(sanki yanı başımda tv açıkcaymışcasına), apartman kapısının öldürücü kilidi, ve bugünlerde her gün piyanodan aynı şarkıyı tekrar tekrarr duymak..baharla beraber alışır mıyım ona da? balkon keyfi yapmaya başlayınca tüm sıkıntıları unutur muyum kışa dek? garip, seviyorum da oysa evi. ama mutfağının minicikliği içimi sıkıyor bugünlerde, belki de yiyecekler içimi sıktığı içindir.

alıştığım, hatta fazlaca alıştığım şimdilerde evde tek başıma kaldığımda, beraber çay içmek için etrafımda arandığım bir adam var bir de. tek başına yaşamanın en kötü tarafı bu sanırım, başkaları o koca haftasonundan sonra bir çok kişiyle beraber oldukları eve döndüklerinde, tekrar tekrar o garip duyguyu yaşamak. o garip duygunun ismi yok, olmasın da, gerek yok. akşam beraber çay içecek biri olması isteği diyelim kısaca.
bir zamanlar bir yazı yazmış kubb- again'i çok sevdiğimi söylemiştim, şimdi de hazır sayfaya ekleyebiliyorken eklemek istedim. sayfayı birileri okuyup dinleyeceğinden değil de bir gün unutursam bu şarkıyı dönüp tekrar dinleyip yine ne muhteşem diyebilmek için.

Wednesday, March 24, 2010

bu yemek işi benim sinirimi bozuyor bugün, elimi neye atsam hayal kırıklığı
sinirli ve sıkkınım

Tuesday, March 23, 2010

ours
sanırım 2010'un keşfi olacak benim için,
harika!

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails